TOYGAR gönüllüleri 21-23 Ekim 2025’te Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ta düzenlenen Uluslararası ASCAAD(Arab Society for Computation in Architecture, Art & Design) Konferasında ‘Katılımcı Yapım, İmece ve Dayanıklılık: “Emine Teyze Evi”  Atölyesinden Bulguları paylaştı.

ASCAAD’ın (Arab Society for Computation in Architecture, Art & Design) 13. uluslararası konferansı 21-23 Ekim 2025 tarihlerinde Suudi Arabistan’ın başkenti olan Riyad’ta “Decolonizing Architecture: AI, Computation, and the Future of Localized Design.”  teması çerçevesinde gerçekleşti.  

2023 depremlerinin ardından gerçekleştirilen katılımcı toprak sıkıştırma (rammed earth) atölyesi “Emine Teyze Evi” projesi, yalnızca bir üretim süreci değil, aynı zamanda birlikte öğrenmenin ve dayanışmanın güçlü bir deneyimi olarak öne çıkmıştır. Doç. Dr. Sema Alaçam danışmanlığında yürütülen bu süreçte, atölyeye katılan gönüllüler üzerinden üretimin ilişkisel ve pedagojik etkilerini anlamaya yönelik çalışmalar bir araya getirilmiştir. Projenin sosyal dinamikler üzerindeki yansımaları, İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri Fatih Mert Yaşar ve Eylül Ceren Düşünen tarafından “Collective Action and Material Awareness as Agents of Social Impact in Post-Disaster Housing” başlıklı bildiri ile uluslararası ASCAAD konferansında paylaşılmıştır. Çalışma, birlikte üretmenin hem insanlar arasındaki bağları güçlendirme hem de tasarım süreçlerini dönüştürme potansiyeline odaklanmaktadır.

“Emine Teyze Evi” atölyesi, açık çağrıya cevap veren 100’ün üzerinde gönüllüyle yürütüldü. Zemin hazırlığı, kalıp, sıkıştırma ve ahşap çatı inşaatına kadar tüm aşamalar birlikte deneyimlendi. Günlük akış yalnızca iş bölümü değil; eş-öğrenme ve yatay bilgi paylaşımı olarak kurgulandı. Katılımcılar toprağın dokusunu, sıkıştırmanın ritmini ve sıkıştırılmış toprak duvar ve diğer yapı elemanları birleşimlerini bedensel bilgiye dönüştürdü. Geçici barınma, ortak yemek ve gün sonu atölye günlüğü sosyal bağları güçlendirdi. Bu deneyim, “İmeceyle Kurulan Bağlar” bildirimizin temelini oluşturdu. 

Katılımcı üretimin ilişkisel ve pedagojik gücü, özellikle afet sonrası toparlanmada kritik olduğu literatürde “IKEA etkisi” olarak bilinen olgu, kişinin el verdiği şeye daha çok değer biçmesi, atölye deneyiminde açıkça gözlemlendi. 

“Yaparken öğrenmek; malzemeyi, komşunu ve kendini aynı anda tanımaktır.”

Bu çalışma, katılımcı yapımın yalnızca barınak üretmediğini; bilgi, bağ ve özneleşme ürettiğini gösteriyor. Toprakla, yan yana, ölçerek–deneyerek kurulan bu pratik; afet sonrası süreçte teknik bilgi kadar insani bilginin de önemini gösteriyor. ASCAAD’ın “Decolonizing Architecture” çağrısıyla uyumlu biçimde, yerel malzeme ve bedensel bilgiyi merkeze alan imece pratikleri, tasarım kararlarını yerelleştirmenin etkili bir yoludur.

Bu çalışma, Doç. Dr. Sema Alaçam danışmanlığında, eş-yazarlar : Eylül Ceren Düşünen, Fatih Mert Yaşar, Hatice Emlek Ebeoglu, İlayda Kesmen, S. İncinur Gökçe, İrem Yaşar, Medine Yönet, Muhammed Said Erdemonar, Nursena Arıkan, Nursena Toklu, Sena ARSEVENOĞLU, Simanur Çetin, Sudenaz Açıkgöz, Ümit Arar tarafından birlikte hazırlanmıştır; katkıları için tüm ekip arkadaşlarımıza ve atölye gönüllülerine teşekkür ederiz.
Konferans bildirisinin tam metnine ve daha fazlasına araştırmalar bölümünden ulaşabilirsiniz.

İçerik: Eylül Ceren Düşünen